Kendimizi Sevgiyle İyileştirme Yolculuğunda 4 durak

  1) Sevgi Dolu Şefkat Durağı -LOVING-KINDNESS-

Size bir haberim var. Evet, hepimizin travmaları var. Şu sıralar sıklıkla karşılaştığım ve bana göre riskli bir  tanımlama olan “travma şifalandırma çalışmaları” bazen çocukluktan, bazen de atalarımızdan gelen yaralarla dolu tarihimize dokunduğumuzda bizi hassas ve savunmasız kılar. Yukarıda bahsettiğim bu dört niteliği (sevgi dolu şefkat, merhamet, neşe, sakinlik) kapsayan pratiklerle çalışmak bizim için daha rahat bir alan açabiliyor. Bu pratikler çok eskilerden, acıdan, endişeden ve umutsuzluktan çekinip, utanmayan köklü bir gelenekten geliyor aslında. Buddha zamanında ıstırabı görmezden gelmek yerinde büyük bir yücelikle kabul edip, her insanda bunun var olabileceği gerçeğiyle yüzleşmiştir. Bu ıstırap, büyük ya da küçük acılar,  bizim travma dediğimiz ve yaşamı değiştiren yaralar olarak ortaya çıkıyor.
Sevgi dolu şefkat – Loving-Kindness- , merhamet, neşe, sakinlik - bu dört niteliğin farkındalığıyla travmalarımızı iyileştirmek mümkün.
Bugün ilk Brahmavihara olan metta çalışması – Loving Kindness- sevgi dolu şefkat yoluna sapıyorum...

Buddha kendi yüce gerçeğinde, bu alemdeki ıstırabın yaygın var oluşunu kabul eder. Küçük ya da büyük yaralar için Buddha’nın tavsiyesi aynıdır: onların yanında olmak ve onları serbest bırakmak…

Böylece doğuştan hakkımız olan anda, mutlu ve özgür olma hakkını tam olarak yaşayabiliriz. 2.600 yıl önce bile bu yaklaşım, yaralarımızı patolojikleştirmedi, aksine normalleştirdi. Bu yaklaşım, kötü olduğumuz veya travmamız tarafından kırıldığımız hissine kapılmamızı engelledi.

Brahmavihara " Dört Ölümsüzler"

Travma çözümleme çalışmalarında bu dört nitelik; sevgi dolu şefkat, merhamet, başkalarının neşesinden neşe duymak -empatik neşe- ve sakinlik köklü bir geleneğin temel taşları. Ve bu temel taşlara Brahmavihara ve yani Dört Ölümsüzler denilmiş. Ne kadar da anlamlı.. Bu kavramları meditasyonlarımız yardımıyla travmalarımızı iyileştirmek için birer araç olarak kullanabiliriz.

Kalbin Büyüsü "Metta"

İlk Brahmavihara, metta ya ya sevgi dolu şefkat, kalbimizi başkalarına ve kendimize açar. Bu iyileşme sürecimizin başlangıcıdır. Travmanın pençesini kırmak ve ilişkilere ve çevremizdeki insanlara olan güvenimizi yeniden kazanmak için sevgi dolu şefkat temel bir ilaçtır. Travmatik yaralarımız savaşma, kaçma veya donma tepkisine neden olabilir ve kalbimizi kapatabilir. Öfkeyle çıldırırken veya korkudan titrerken açık yürekli olmak zordur. Mevcut pandemi nedeniyle evsizlikle karşı karşıyaysanız veya sınır dışı edilme riski altındaki bir göçmenseniz veya mevcut sosyo-politik ortamımızda mikro saldırılarla karşı karşıya kalan bir BIPOC iseniz, sevgi dolu şefkat uygulamalarını gerçekçi veya ulaşılmaz bulabilirsiniz. Metta çalışmaları, bu tür yoğun durumlarda, bizim için daha kolay erişilebilir olana kadar sevgi dolu şefkatin yakınlığına nazikçe gelmemizi önerir.

Metta pratiğinde, önce kendimiz, sevdiğimiz ve tarafsız olduğumuz nötr bir insan için kalbimizde sevgi dolu nezaketi çağırırız.

Sonra bir düşmana ya da bize zarar veren birine karşı şefkatli davranırız. Bu çok travmatikse, sevgi dolu şefkat kasımızı geliştirirken bize sadece küçük bir zarar vermiş olan biriyle başlamamız önerilir. Ben genellikle, bir düşmana şefkat gösterdikten sonra, ağaçlara, hayvanlara, böceklere veya balıklara iyi dileklerde bulunurum, çünkü kalbim doğal olarak bu varlıklarla ilgilenir. Sutralarda da – eski metinlerde-  bize zarar vermiş olan insanlara onları isimlendirmeden sevgi dolu şefkat yayabilmemiz için talimatlar sunmuştur. Bu uygulamanın faydası, sevginin bize getirdiği güvenlik duygusudur. O zaman daha fazla memnuniyet ve huşu anları yaşayabiliriz. Normal travma tepkimizi kesintiye uğratan bu değerli anlar, sinir sisteminin gevşemesi ve beynimizin travmatik düğümünü çözerken yeniden bağlanması için yeterli olacaktır.

Yola Devam, yolculuğumuzda bizi bekleyen 3 durak daha var!