Kendimizi Sevgiyle İyileştirme Yolculuğunda 4 Durak

3) Sempatik Neşe – Mudita Durağı

Sevgi dolu şefkat, merhamet brahmaviralarından bir sonra uğrayacağımız durağımız Mudita; sempatik neşedir. Başkalarının yaşamlarından neşe bulmak; oldukça iyileştirici bir zihin durumudur. Kavga, kaçış ya da donma tepkilerinin tam ortasında kaldığımızda, neşe aklımızdan geçen hatta hiç geçemeyen en uzak duygudur.

Bir de şöyle düşünün, kendi acımızın ortasında bile, başkalarının iyi ve esenlik dolu yaşantılarını kutlayarak neşe bulmak da mümkün aslında.

Dalai Lama, Mudita'dan bir tür "bizi aydınlatan bir kişisel çıkar" olarak bahseder. Başkalarının başına iyi şeyler geldiğinde mutlu olabiliyorsak, zevk alma fırsatlarınızın sekiz milyar arttığını söylüyor!
Az önce harika bir haber aldığınızı hayal edin. İlk düşüncelerinizden biri nedir? Muhtemelen sevincinizi paylaşmak için kimi arayacağınızı düşünüyorsunuz. Sevdiklerinizin sizin adınıza ve sizinle mutlu olacağını bilmek bu sevinci daha da büyütür ve gerçek kılar. Bir Alman atasözünün dediği gibi, “Paylaşılan acı, acının yarısıdır ve paylaşılan sevinç, sevincin iki katıdır.” Böylece sevincinizi paylaştığınız zaman, bu sizin için ikiye katlanır ve ayrıca bir başkasına mutluluk verirsiniz! Her yönden bir kazan-kazan.

Hayatımıza Daha Fazla Neşeyi Nasıl Davet Edebiliriz?

Buddha’nın öğretilerinde, sempatik sevinç veya başkasının mutluluğu için mutlu olmak (Pali: mudita), kalbin en yüksek dört niteliği olan dört brahmaviharadan biridir. Son yıllarda, diğer üçü -sevgi dolu şefkat, merhamet ve soğukkanlılık- uygulayıcılardan, araştırmacılardan oldukça fazla ilgi görmeye başladı. Ama sempatik sevinç çok az ilgi gördü. Bu neden ve nasıl olabilir? Geleneksel olarak, genellikle bu dört Birahmavihara arasında en zoru olarak  olarak sempatik neşe yer alır. Sempatik sevinç biraz karmaşıktır.

Bir aile üyesinin veya meslektaşının mutluluğunun veya başarısının tadını tam olarak çıkaramama gibi tatsız bir duyguyu kim yaşamamıştır? Neden büyük yolculuğu ben değil de o kazandı? Ya da, neden patron bütün ekibin önünde onu övüyor da ben değil… İyi insanlar olduğumuz için belki de bu duygularımızdan utanıyoruz ve belki biraz da mutlu taklidi yapıyoruz. Sempatik sevinçle başa çıkmaya istekli olmamamıza şaşmamalı.

Bir başkası için mutlu olmak neden çoğu zaman bu kadar zorlayıcıdır?

Zaten bir şekilde hayatı kaçırdığımızı hissediyor olabiliriz. Bu nedenle, bir başkasının iyi haberleri varsa, niyetimiz ne kadar samimi olursa olsun, refleks olarak kendimizi onlarla karşılaştırabilir ve kıskançlık duyabiliriz. O yapabildi ama ben yapamadım düşüncesi…

Birçoğumuz sanki etrafta dolaşan sınırlı miktarda mutluluk olduğu inancında olabilir ve bu nedenle, bir başkasının başına iyi bir şey geldiğinde, bize daha az mutluluk kalır düşüncesi içine girilir. Bu argümanın rasyonel bir temeli olmamasına rağmen, şaşırtıcı bir şekilde ısrarcı bir şekilde hayatımızda yer alır.

 

En Yüksek Dört Duygudan Üçüncüsü, Ki En Büyük Düşmanı Kıskançlık, Açgözlülük, Kibir Ve Nefretten Oluşan Duygu, Sempatik Sevinçtir.

Sempatik sevinç, insanlar arasında hiçbir fark olmadığını, dünyada anlık olarak var olan her şeyin bir parçası olduğumuzu gördüğümüzde net bir şekilde anlaşılır. Hepimiz bir bütünün ayrılmaz parçalarıyız. İkililik- dualite nedeniyle çoğu zaman bu farkındalıktan uzaklaşabiliyoruz. Bunların hepsi normal. Fakat özümüz bize biz BİR’iz dediğinde, bir başkasının hayatındaki neşeyi nefes gibi içimize çekebiliyoruz.
Neşemizi kendimize saklamak yerine paylaşmalıyız. Bir başkasının neşesini de kendimizden farksız görmeyip kutlamalıyız.
Aramızdan biri neşeyi deneyimlediğinde, kalbinden sevinç pınarları akmaya başlar. Dolayısıyla biz de o sevinci paylaşırız. Hepimizin her birimizin neşesini, sevincini, mutluluğunu paylaşması için haklı sebepleri var. Dünya pozitif duygularla beslendiğinde her şey daha güzel olmaz mı? Neşe bulaşıcıdır.
Biz sadece “Ben” duygusunda kaldığımızda ve “ben”i desteklemeye ve güvenceye almaya çalıştığımızda sanmayın ki sorunlarımız azalmayacak. Ancak evrensel gerçeği, BİRliği bireyin üzerinde tutmaya başladığımızda ve arınmamızı sahip olma ve elde etme arzusundan daha önemli görmeye başladığımızda, kalplerimizde huzur bulacağız.

Yola Devam, yolculuğumuzda bizi bekleyen 1 durak daha var!